Kayseri Kalesi, Anadolu’nun en önemli tarihi savunma yapılarından biri olarak dikkat çeker. İlk kez M.S. 3. yüzyılda Roma İmparatoru III. Gordianus dönemine ait sikkelerde adı geçen kale, tarih boyunca birçok medeniyetin izlerini taşımaktadır.
Romalılar’dan başlayarak Bizanslılar, Danişmentliler, Selçuklular, Dulkadiroğulları, Karamanoğulları ve Osmanlılar tarafından farklı dönemlerde onarılan kale, günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Bugün özellikle iç surların önemli bir bölümü ayakta olup ziyaretçilerini tarih içinde bir yolculuğa çıkarır.
Kayseri şehir merkezinde geniş bir alanı kapsayan dış kale, geçmişte şehri koruyan ana savunma hattını oluşturmuştur.
Roma döneminde inşa edilen surlar, Bizans İmparatoru Justinianus döneminde daraltılarak yeniden düzenlenmiştir. Bizans tarihçisi Prokopius’un aktardığına göre, ilk yapılan surlar oldukça geniş bir alanı kapsarken zamanla savunma ihtiyacı doğrultusunda daha kompakt hale getirilmiştir.
Bugün dış kaleden yalnızca bazı burçlar ve sınırlı sayıda sur kalıntısı ayakta kalmıştır. Ancak bu kalıntılar bile yapının ihtişamını anlamak için yeterlidir.
Kayseri Kalesi’nin dış surlarında toplam 5 kapı bulunmaktadır:
Yeni Kapı, Osmanlı döneminde Sultan II. Selim zamanında genişletilmiştir ve bu yenileme kitabelerle belgelenmiştir.
Kayseri Kalesi’nin en sağlam ve etkileyici bölümü olan iç kale, surlar içerisinde bağımsız bir yapı olarak dikkat çeker.
Selçuklular, Dulkadiroğulları, Karamanoğulları ve Osmanlılar tarafından onarılarak günümüze kadar ulaşan iç kale, mimari açıdan oldukça güçlü bir savunma sistemine sahiptir.
Geçmişte kaleyi çevreleyen su hendekleri, günümüzde yeşil alan olarak düzenlenmiştir.
İç kale içerisinde yer alan önemli yapılardan biri de Osmanlı dönemine ait camidir. Bu cami, Fatih Sultan Mehmet döneminde Gedik Ahmet Paşa tarafından 1467 yılında yaptırılmıştır.
Günümüzde kale içi, tarihi dokusunu korurken aynı zamanda ticari hayatın da canlı olduğu bir merkez haline gelmiştir.
Kayseri Kalesi’nde farklı dönemlere ait birçok kitabe bulunmaktadır. Bu kitabeler, kalenin geçirdiği restorasyonları ve dönemin siyasi gücünü yansıtır.
Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad’ın 1224 yılında yaptırdığı onarımlar, Dulkadiroğulları dönemindeki yenilemeler ve Osmanlı dönemindeki düzenlemeler kitabelerle belgelenmiştir.
Kayseri şehir merkezinde yer alan kale, ulaşım açısından oldukça kolay bir konumdadır. Şehre gelen yerli ve yabancı turistler için mutlaka görülmesi gereken tarihi yapılardan biridir.
Özellikle gün batımında ve akşam aydınlatmalarıyla kale, fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler sunar.